İçeriğe geç

Dost ayran kaç lt ?

Dost Ayran Kaç Litre?

Hayat bazen gerçekten garip bir şekilde karşımıza çıkar. Birçok şey bir araya gelir, bir anda her şeyin anlamı olur; o anı ya da o anı yaşadığınız kişiyi hiçbir zaman unutmazsınız. Hani bir şey var ya, “bir bardak ayran, bir ömrü anlatır” diye. İşte ben de o gün, Dost ayranının tam kaç litre olduğunu düşündüm; aslında o kadar da önemli değildi ama bir şekilde her şeyin başlangıcı oldu.

O An

Kayseri’de, yazın ortasında bir öğleden sonraydı. Sıcak bir güneş, her yerin yakıcı ışıkları ve biraz da sessizlik. O gün, yıllardır görmediğim bir arkadaşım vardı. “Beni görmelisin,” demişti. Ne zaman olduğunu hatırlamıyorum, ama o cümleyi duyduğum an hemen aklımda yankılandı. O kadar geçmişti ki, eski hatıralara sarıldım. İnanır mısınız, eski dostlar bazen öylesine silinir ki, onları yeniden hatırlamak bir tür müjde gibi gelir.

Görüşmek için sabırsızdım ama bir yandan da ne konuşacağımızı bilmiyordum. Zaman çok değişmişti, her şey gibi insanlar da. Neyse, kafamda bunca soru ve belirsizlikle, buluşmaya gidiyordum. O gün, yaşadığım yere çok yakın bir kafede buluştuk. Kafede hiç yabancı değildik, birlikte büyüdüğümüz yerdi. Burası, eski dostlukların en iyi şehri: Kayseri.

Buluşma ve Dost Ayran

Buldum! Sözleştiğimiz saatte gelmişti, bir anda karşımda duran insan, yıllar önceki halinden farklıydı. Beni tanıyıp tanımadığını sorgularken, o da benim kim olduğumu çözmeye çalışıyordu. Ama sonra gözlerinde bir şey belirdi. O eski bakış vardı, sadece bir an için; sonra kayboldu. Gerçekten zaman her şeyi değiştiriyor.

Yanımda bir sandalye çekti, bir an sessizlik vardı. Hemen ardından garsona dönüp, “Bir ayran alabilir miyiz?” dedi. O kadar basitti ki, ama nedense o an sanki tüm hayatımızı değiştirecekmiş gibi hissettirdi. Dost ayran. Kim bilir, belki yıllar sonra bile o günün hatırlatıcıları olacaktı. Garsonun gelmesi birkaç dakika sürdü, o sırada her ikimiz de soğuk bir içeceğin gelmesini bekliyorduk ama içimde bir heyecan vardı; eski bir arkadaş, eski bir anı, yeni bir başlangıç… Birkaç dakika sonra garson, Dost ayranlarını masaya koyarken içimden bir şeyler oldu. Dost ayranı. Ayranın bardağı, tam olarak bir litreydi, geriye kalan her şey ise sadece anlamdan ibaretti. Ne kadar gülümsesek de, tam anlamıyla eski halimizi bulamadık.

Ayranın Litreleri ve Hayal Kırıklıkları

İçtiğimiz her yudumda, eski zamanları biraz daha hatırladık. Ancak o kadar da net değildi. Kısacık, basit bir anı… Birkaç satırda anlatılabilecek kadar kısa ama içindeki anlam bir ömre bedeldi. Dost ayranlarının litreleri, bana yıllardır unutamadığım o günü hatırlatıyordu. Oysa bir zamanlar yanımda her zaman duran, saatlerce sohbet ettiğimiz kişi, şimdi garip bir şekilde uzaklaşmıştı. Kafamdaki tüm sorulara cevapsız kaldım: Neden görüşmedik? Neden zaman geçtikçe birbirimize yabancılaştık?

Belki de bir şeyler değiştiği için değil, sadece korkularımızı başkalarına göstermemek için. Birkaç yıl sonra herkesin hayatı farklı bir yönde ilerliyor, ama bir bardak ayran, geçmişi hatırlatmaya yetiyor. Belki de kaybedilen dostlukların kaybı, bu basit anın ne kadar değerli olduğunu göstermek için var. Düşünsenize, bir dostluk yıllarca birikmişken, bir bardağa dökülüyor, bir litre, belki de sadece birkaç yudum… Yeter mi? Yeter! Ama neden?

O an, garsona dönüp sordum: “Dost ayranı kaç litre?” Garson biraz şaşkın bir şekilde “Bir litre” dedi. O an, ne kadar basit bir soruydu. Ama bir litre ayranın içinde yılların dostluğu, hayal kırıklığı ve umutları barındırıyor gibi geldi. Bir litre bir ayran, bazen beklediğimizden çok daha fazlası olabilir.

O Anın Sonrası: Bir Bardak Ayran ve Umut

Sonra, eski dostumla birlikte sessizce ayranlarımızı içtik. Birbirimize o kadar çok şey anlatmak istedik ki, fakat o kadar çok şey kaybolmuştu ki. Her şeyin bir anlamı vardı ama çoğu zaman başlamak için yeterince cesaretimiz yoktu. Biz birbirimizi anlayacak kadar olgunlaşmıştık ama aynı zamanda belki de her şeyin bitişi kadar doğal olan bir uzaklık vardı. O gün, bir bardak ayranla yaşadığımız geçmişi, duyguları, belki de kaybolmuş bir dostluğu hatırladım.

Ne kadar konuşsak da, tam anlamıyla o eski dostluğu geri getirmek mümkün değildi. Ama o anı yaşamak, o ayranı içmek, her şeye rağmen umutların var olduğunu bir kez daha hatırlatıyordu.

Bir litre dost ayranı… Ne kadar da anlamlı olabilirdi, değil mi?

O kadar basit, o kadar gündelik bir şey ama bir yudum ayran içmek, eski bir dostu hatırlatmaya yetiyordu. Ne garip değil mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir